3.31.2015halaqa.part1
00:00
00:00
Embed Code (recommended way)
Embed Code (Iframe alternative)
Please login or signup to use this feature.
Tags: halaqaders

yeme icme konusu 1. hafta Sali dersi-1.kisim.
Bu dersin 2. kisminin linki:
http://yourlisten.com/LoudThinking/3312015halaqapart2
Yeme-icme konusundan once Pzt/Sali derslerinde oz-deger konusu islenmisti.
Pzt dersinde 2 hafta islendi, 2 haftanin ilk kayitlari:
http://yourlisten.com/LoudThinking/3162015halaqapart1
http://yourlisten.com/LoudThinking/3232015halaqapart1
Sali dersi ilk kaydi:
http://yourlisten.com/LoudThinking/3mart2015halaqapart1

Yeme-icme konusunu tarihi, antropolojik (habire adi gecen avci-toplayici kabileler:) ) ve Kur'an'i baglamlarda ele alip, halifatullah (Allah'in yeryuzundeki halifeleri) olarak kendimize ve cevremize karsi sorumlulugumuzu anlamak ve neyi nasil uygulayabiliriz sorusuna cevap aramak ekseninde isleyecegiz iA. Devam eden surecte ayni zamanda bunun politik/ekonomik ve global baglanti ve izdusumlerine de deginmeyi dusunuyoruz. Bu konu cercevesinde baslangic olarak asagidaki ayetleri (ayetlerin Arapcalari ve Türkçe cevirileri aşağıda) çalışabiliriz diye düşündük.

2:57, 2:60, 2:61 ve 56:7-14, 56:38-40.

Meselenin politik, tarihi ve ekonomik bağlantıları üzerine tavsiye kaynaklarımiz içinde;

1. Mintz, Sidney. Şeker ve Güç: Şekerin Modern Tarihteki Yeri ( Sweetness and Power: The Place of Sugar in Modern History)

Bu kitap Avrupalıların şekeri nasıl gündelik tüketim maddesine dönüştürduklerini ve bununla birlikte kapitalizmin ve endüstriyellesmenin tarihinin nasıl değiştiğini antropolojik olarak inceliyor.

2. Goody, Jack. Yemek Mutfak Sınıf (Cooking, Cuisine and Class: A Study in Comparative Sociology)

Bu kitap ise endüstriyel yiyeceklerin tüm dünyadaki yükselişinin bir incelemesi sunuyor. Özellikle üçüncü dünya toplumlarında bu endüstriyel yiyeceklerin baskısına yerel yemeklerin direnişinin, o toplumun önceden varolan sosyo-ekonomik yapısının direnci ile ilintisini anlatıyor.

(3.30)Pzt ve (3.31)Sali dersinde asagidaki hususlara deginildi;

** Kur'an'da Misir ve Roma toplumlarindan cok ornek verilmesinin bugunun sanayi toplumunun kulturunu ve toplum yapisini anlamaya yardimci olacagi ve bunun hikmetleri

** Baqara'daki Musa asm ve Yahudilerle ilgili (2:57, 2:60, 2:61) ayetleri kendi gundelik hayatimiza nasil tasiyip kendi dunyamizda nasil anlamlandirabilecegimiz

** Dunya tarihinde ilk defa Misir'da baslayan ve tek tip tahil uretimine dayanan tarimin cevreye ve insan sagligina nasil zarar verdigi ve bizim Halifatullah kimligimizin bununla baglantisi (ayrica bkz Rum 30:41 asagida)

** Waqia (56:7-14, 56:38-40) ve Baqara (2:57, 2:60, 2:61) surelerindeki ayetler ile avci-toplayici kabile yasam bicimi arasinda kurulabilecek baglantilar

** Dunya tarihinin siniflandirilmasi

- 1. Evre: Avci-toplayici (ve bahcecilik/horticulture) yasam 200 bin yil evvel basladi ve Misir'da tarim toplumuna gecis ile birlikte 10 bin yil kadar evvel son buldu. Fakat avci toplayicilik bircok kitada (ozellikle yeni dunya) birkac yuzyil evvele kadar devam etti. Bugun bile dunyanin bazi bolgelerinde giderek azalarak devam ediyor.

- 1. Evrenin Gecis Sureci (pastoral nomadism=gocebe hayvancilik): Misir'da ve daha sonra baska toplumlarda tarima gecilmesinden etkilenen gocebe kabilelerin 5-6 bin yil sure boyunca yasadiklari bir gecis donemi (Anadolu`da hala kucuk capta da olsa, Mersin yorukleri gibi, devam ediyor). Bu evrede degisen calisma kosullari ve toplum yapisi nedeniyle ilk defa kadin-erkek iliskilerinde is bolumu esitsizligi ve kadina sistematik olarak siddet uygulanmasi ortaya cikiyor.

- 2. Evre: Misir'da tarim (agriculture) devrimiyle baslayan yerlesik yasam, musrik hiyerarsik ve zalim bir saltanat duzeninin (Firavun) ve bunun sonucunda koleliligin dogmasina neden oluyor.

- 2. Evrenin Gecis Sureci: 16-18. yy.lardaki erken modern donem, 16.yy ortasinda Ingiliz krali Henry VIII'in ilk defa kilisenin faiz yasagini delecek bir kanun cikarmasi, kuresel somurgecilik ve burjuvazinin palazlanmaya baslamasi vs.

- 3. Evre: 1789 Fransiz Ihtilali ve 19. yy basi sanayi devrimi ile baslayan gec modern donem. Bu donemde bankacilar ve kapitalistlerin etkinligi oldukca artti, iscilik yeni kolelik olarak ortaya cikti, neo-kolonyalizm basladi, dunya tarihinde ilk defa buyuk capli dunya savaslari savas teknolojisini ve kapitalizmi o kadar besledi ki bu sayede NATO (askeri), BM (politik), Dunya Bankasi (ekonomik) gibi gizli saltanatin kuresel kontrol mekanizmalari kuruldu ve yerel kulturler global kapitalist kultur tarafindan sindirilip insanliga tek tiplesme empoze edilmeye devam edildi/ediliyor.

- 3. Evrenin Gecis Sureci: Belki internetin yayginlasmasi ile yeni bir gecis evresinin icinde ya da esigindeyiz, Allah 4. evrenin iman, baris ve adaletin hakim oldugu bir evre olmasini nasip etsin, bize de dunya gozuyle gormek ve bu gecise katkida bulunmak nasip etsin ins, amin.

>> Bakara suresinde yukarida belirtilen ayetleri iste boyle bir dunya tarihi siniflandirmasi uzerinden okursak ne gibi anlamlar cikarmamiz ve gunumuz yasamina uygulamamiz mumkun olabilir?

>> Tarim devriminin tek tip tahil uretimi ve topraga tek urun cesidini dayatmasi ile sanayi toplumunun tek tip insan yetistirmesi ve farkliliklari oldurmeye calismasi arasindaki zihinsel paralellikler (tek tip tahil uretimi derken, Akdeniz, Afrika ve Misir'da bugday; Asya`nin cok yerinde ve Cin'de pirinc ve Orta Amerika, Aztek ve Inka'da misir gibi)

2:57, 2:60, 2:61. 56:7-14, 56:38-40. Ayetlerin Arapca ve cevirileri (Ingilizce ceviri ve notlar Asad'dan) http://www.islamicity.com/quransearch/

Bakara 57 [Bulutlari üzerinize gölge kildik ve size kudret helvasi (manna) ve bildircin indirdik. Size rizik olarak verdiklerimizin temizinden yiyin (dedik). Onlar bize zulmetmediler, ancak kendi nefislerine zulmettiler.]

وَظَلَّلْنَا عَلَيْكُمُ الْغَمَامَ وَأَنزَلْنَا عَلَيْكُمُ الْمَنَّ وَالسَّلْوَى كُلُواْ مِن طَيِّبَاتِ مَا رَزَقْنَاكُمْ وَمَا ظَلَمُونَا وَلَـكِن كَانُواْ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ (2:57)

2:57 (Asad) And We caused the clouds to comfort you with their shade, and sent down unto you manna and quails. [saying,] "Partake of the good things which We have provided for you as sustenance." And [by all their sinning] they did no harm unto Us-but [only] against their own selves did they sin.
2:60 [ (..)Allah'in verdigi riziktan yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk (fesad) yaparak karisiklik çikarmayin.]
كُلُواْ وَاشْرَبُواْ مِن رِّزْقِ اللَّهِ وَلاَ تَعْثَوْاْ فِي الأَرْضِ مُفْسِدِينَ (2:60)
(...)[And Moses said:] "Eat and drink the sustenance provided by God, and do not act wickedly on earth by spreading corruption."
Bakara 61 [Siz (ise söyle) demistiniz: "Ey Musa, biz bir çesit yemege katlanmayacagiz, Rabbine yalvar da, bize yerin bitirdiklerinden bakla, acur, sarmisak, mercimek ve sogan çikarsin." (O zaman Musa:) "Hayirli olani, su degersiz, seyle mi degistirmek istiyorsunuz? (Öyleyse) Misir'a inin, çünkü (orada) kendiniz için istediginiz vardir" demisti. Onlarin üzerine horluk ve yoksulluk (damgasi) vuruldu ve Allah'tan bir gazaba ugradilar. Bu, kuskusuz, Allah'in ayetlerini tanimazliklari ve peygamberleri haksiz yere öldürmelerindendi. (Yine) bu, isyan etmelerinden ve siniri çignemelerindendi.]

وَإِذْ قُلْتُمْ يَا مُوسَى لَن نَّصْبِرَ عَلَىَ طَعَامٍ وَاحِدٍ فَادْعُ لَنَا رَبَّكَ يُخْرِجْ لَنَا مِمَّا تُنبِتُ الأَرْضُ مِن بَقْلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَا قَالَ أَتَسْتَبْدِلُونَ الَّذِي هُوَ أَدْنَى بِالَّذِي هُوَ خَيْرٌ اهْبِطُواْ مِصْراً فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلْتُمْ وَضُرِبَتْ عَلَيْهِمُ الذِّلَّةُ وَالْمَسْكَنَةُ وَبَآؤُوْاْ بِغَضَبٍ مِّنَ اللَّهِ ذَلِكَ بِأَنَّهُمْ كَانُواْ يَكْفُرُونَ بِآيَاتِ اللَّهِ وَيَقْتُلُونَ النَّبِيِّينَ بِغَيْرِ الْحَقِّ ذَلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعْتَدُونَ (2:61)

2:61 (Asad) And [remember] when you said: "O Moses, indeed we cannot endure but one kind of food; pray, then, to thy Sustainer that He bring forth for us aught of what grows from the earth - of its herbs, its cucumbers, its garlic, its lentils, its onions." Said [Moses]: "Would you take a lesser thing in exchange for what is [so much] better? [46] Go back in shame to Egypt , and then you can have what you are asking for!" [47] And so, ignominy and humiliation overshadowed them, and they earned the burden of God's condemnation: all this, because they persisted in denying the truth of God's messages and in slaying the prophets against all right: all this, because they rebelled [against God], and persisted in transgressing the bounds of what is right.
Note 46 (Quran Ref: 2:61 )

i.e., "Would you exchange your freedom for the paltry comforts which you enjoyed in your Egyptian captivity?" In the course of their wanderings in the desert of Sinai, many Jews looked back with longing to the comparative security of their life in Egypt, as has been explicitly stated in the Bible (Numbers xi), and is, moreover, evident from Moses' allusion to it in the next sentence of the above Qur'anic passage.
Note 47 (Quran Ref: 2:61 )

The verb habata means, literally, "he went down a declivity"; it is also used figuratively in the sense of falling from dignity and becoming mean and abject (cf. Lane VIII, 2876). Since the bitter exclamation of Moses cannot be taken literally, both of the above meanings of the verb may be combined in this context and agreeably translated as "go back in shame to Egypt ".
***
Waqiah suresi
56:7 Ve sizler de üç sinif oldugunuz zaman;
56:8 Iste o "Ashab-i Meymene", ne (kutludur o) "Ashab-i Meymene" (dogruluk ashabi).
56:9 "Ashab-i Mes'eme" ne (mutsuz ve ugursuzdur o) "Ashab-i Mes'eme" (kotuluk ashabi).
56:10 Yarisip öne geçenler de, öne geçmis öncülerdir.
56:11 Iste onlar, yakinlastirilmis (mukarreb) olanlardir.
56:12 Nimetlerle-donatilmis cennetler içinde;
56:13 Birçogu geçmis (ümmet)lerden,
56:14 Birazi da sonrakilerden.
(.....)
56:38 "Ashab-i Yemin" (dogruluk ashabi) olanlar için.
56:39 (Bunlarin) Birçogu geçmis (ümmet)lerden,
56:40 Birçogu da sonrakilerdendir.
***

وَكُنتُمْ أَزْوَاجًا ثَلَاثَةً (56:7)

56:7 (Asad) [on that Day,] then, shall you be [divided into] three kinds.

فَأَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ مَا أَصْحَابُ الْمَيْمَنَةِ (56:8)

56:8 (Asad) Thus, there shall be such as will have attained to what is right: [2] oh, how [happy] will be they who have attained to what is right!

وَأَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ مَا أَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ (56:9)

56:9 (Asad) And there shall be such as will have lost them­selves in evil: oh, how [unhappy] will be they who have lost themselves in evil![3]

وَالسَّابِقُونَ السَّابِقُونَ (56:10)

56:10 (Asad) But the foremost shall be [they who in life were] the foremost [in faith and good works]:

أُوْلَئِكَ الْمُقَرَّبُونَ (56:11)

56:11 (Asad) they who were [always] drawn close unto God!

فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ (56:12)

56:12 (Asad) In gardens of bliss [will they dwell] -

ثُلَّةٌ مِّنَ الْأَوَّلِينَ (56:13)

56:13 (Asad) a good many of those of olden times,

وَقَلِيلٌ مِّنَ الْآخِرِينَ (56:14)

56:14 (Asad) but [only] a few of later times. [4]

Note 4 (Quran Ref: 56:14 )

The above stress on the "many" and the "few" contains an allusion to the progressive diminution, in the historical sense, of the element of excellence in men s faith and ethical achievements.
(.......)

لِّأَصْحَابِ الْيَمِينِ (56:38)

56:38 (Asad) with those who have attained to righteousness: [15]

ثُلَّةٌ مِّنَ الْأَوَّلِينَ (56:39)

56:39 (Asad) a good many of olden times,

وَثُلَّةٌ مِّنَ الْآخِرِينَ (56:40)

56:40 (Asad) and a good many of later times. [16]


Note 16 (Quran Ref: 56:40 )

In contrast with "the foremost", who have always been "drawn close unto God" - and of whom there are less and less as time goes on (see note 4 above) - there will always be many of those who attain to righteousness after initial stumbling and sinning (see note 10.)

>>>>Ar-Rum Suresi (The Romans)

ظَهَرَ الْفَسَادُ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا كَسَبَتْ أَيْدِي النَّاسِ لِيُذِيقَهُم بَعْضَ الَّذِي عَمِلُوا لَعَلَّهُمْ يَرْجِعُونَ (30:41)

30:41 (Asad) [Since they have become oblivious of God,] corruption has appeared on land and in the sea as an outcome of what men’s hands have wrought: and so [38] He will let them taste [the evil of] some of their doings, so that they might return [to the right path]. [39]

30:41 (Turkish) Insanlarin kendi ellerinin kazandigi dolayisiyla, karada ve denizde fesad ortaya çikti. Umulur ki, dönerler diye (Allah) onlara yaptiklarinin bir kismini kendilerine taddirmaktadir.
Note 39 (Quran Ref: 30:41 )

Thus, the growing corruption and destruction of our natural environment, so awesomely - if as yet only partially - demonstrated in our time, is here predicted as "an outcome of what men’s hands have wrought", i.e., of that self-destructive - because utterly materialistic - inventiveness and frenzied activity which now threatens mankind with previously unimaginable ecological disasters: an unbridled pollution of land, air and water through industrial and urban waste, a progressive poisoning of plant and marine life, all manner of genetic malformations in men’s own bodies through an ever widening use of drugs and seemingly "beneficial" chemicals, and the gradual extinction of many animal species essential to human well-being. To all this may be added the rapid deterioration and decomposition of man’s social life, the all-round increase in sexual perversion, crime and violence, with, perhaps, nuclear annihilation as the ultimate stage: all of which is, in the last resort, an outcome of man’s oblivion of God and, hence, of all absolute moral values, and their super session by the belief that material "progress" is the only thing that matters.

Licence : CC BY-ND 3.0


Similar Music and Audio

X