Experience YourListen.com completely ad free for only $4 a month. Upgrade your account today!

1.26.2016halaqa

Embed Code (recommended way)
Embed Code (Iframe alternative)
Please login or signup to use this feature.
Tags: halaqaders

ALLAH’IN ADIYLA YAŞAMAK okumasi 13. hafta Sali dersi.
------------------------------------------
NOT: Sali ve Persembe gunleri Turkiye saatiyle aksam 6:30-8:30'ta iA duzenli devam eden derslerimize veya Esma calismamiza canli katilmak icin Carsamba aksam 7:00-9:30 arasi cocuk/yasli, kadin/erkek vs herkes ha-mim.org/live linkine girebilir.
------------------------------------------
"Allah'in adiyla yasamak" okumasi 1. hafta (9/2) (2Eylul) Crs dersinin linki:
http://yourlisten.com/LoudThinking/922015halaqa-ogle
Ders Crs'dan Sali'ya alindi.
Bir onceki (12.hafta) Sali dersinin (19 Ocak) linki:
http://yourlisten.com/LoudThinking/1192016halaqa#
Bir sonraki (14. hafta) Sali dersinin (2 Subat 2016) linki:
http://yourlisten.com/LoudThinking/2subat2016halaqa
------------------------------------------
Bugun calistigimiz parcanin Turkce cevirisi asagida. Yazinin tamaminin ingilizce orijinali bu linkte:
http://pan-cck.blogspot.com/2015/04/living-in-name-of-god.html
------------------------------------------
Dersimize munajat uways al-qarani duasiyla basladik. Onumuzdeki hafta okudugumuz paragraflarin sonuncusundaki su cumleyi irdeleyerek calismamiza devam etmek niyetindeyiz:

"Ben bunsuz yapamam diye düşünmeye başladığında işte bu şirk olmuş oluyor."

Derste Betul arkadasimizin paylastigi ve sorularina referans verdigi link buydu:
http://ha-mim.org/ibn-teymiyyeden-henoteizm-uzerine

Asagida bu hafta okumaya devam ettigimiz paragraflar mevcut:
>>>
Burada önemli olan nokta eğer o bütünlüğü fark etmezsem yani o tevhidi farkında olarak yaşamazsam o zaman o gaflet halinden içeriye şirk sızıyor, yani Allah’ın yanında başka ilahlarda edinmiş oluyoruz. Ne zaman şirk var, Allah’ın yanında başka ilahlara burada şunun özelliğinin şu kaynağı demek var, işte o zaman birleştirme, bütünleştirme bütün olmamış oluyor. O bütünlük eksilmiş oluyor ve bütün dertlerimiz-sıkıntılarımız o şirkten gelmiş oluyor. Allah’ın yanında şunun da ufacık ilahlığı var diyebileceğimiz ortaklar yok ama bu sadece benim algılayışım-taktığım gözlükle alakalı. Tevhid bir dogma-mitoloji değil o bir gerçeklik. Her şey bir ayet bir işaret ve O nu anlatıyor-O’ndan bahsediyor. Eğer illüzyonlarımda takılıp kalırsam, benim algılayışımla-gerçekliğin arasındaki farkın farkında varmazsam o zaman Allah ile pazarlık yapmaya başlıyoruz (%80 Allah, %20 sebep). Yemeksiz yaşayalım demek değil, yiyeceği Allah adına yemek. Allah beni bu yemekle doyuruyor demek. Yemek yemezsem Allah’a kulluk ediyorum, yersem yemeğe kulluk ediyorum demek değil, ikisinin ortasında bir yol var. Farkındalıkla dikkatli ol, yiyecek seni doyuran değil-yiyecek seni bilmiyor ve ayrıca bu senin sevgine de uyarlanabilir. Senin o yemeği sevmen de ne o yemekten ne de senden. Yani ben seviyorum değil, ben sevdiriliyorum. Birini sevdiğiniz zaman O nu Allah adına sevin. Bu ne demek? Anneni, babanı, arkadaşlarını sevme demek değil, onları Allah adına sev demek. Onları Allah adına sevdiğimiz zaman, onlar daha kıymetli olurlar neden? Çünkü onlar o zaman Allah’ın bize hediyeleri-hatırlatıcıları oluyorlar. Onlar Allah’ın esmalarını yansıtan aynalar gibi oluyorlar. Ben Allah’ın esmasını yansıtıyorum- sevdiğim insanları seviyorum çünkü Allah’ın esmasını yansıtıyorlar.

İbrahim (as) için serin ve selametle ol emri verilmesi ateşe, Allah ateşe serin ol dediği zaman serin olur fakat ateş ve serinlik olması bizim için alışık olunmadık bir durum. Eğer ateş O nun emriyle serin olabiliyorsa demek ki ateş kendi kendine yanmıyor dolayısıyla yanan ve yakan ateşin kendisi değildir. Ateşin ve yanmanın yan yana yaratılması konulması, bizim lamba ile ışığın düğmesini arasına bir kablo koyuşumuzu, lambanın düğmesini açtığımızda o ışığın yanmaya başlaması ve bu sistemden haberi olmayan birisinin de o lambanın düğmesinin ışık yaptığını zannetmesi gibi. Durup-düşünmediğimizde tefekkür etmediğimizde tam da böyle yaklaşıyoruz olaylara. Her seferinde ateş yakıyor diye gördüğümüz zaman demek ki bu böyledir diye onu varsaymaya başlıyoruz. Yanmak ateşten mi geliyor? Hayır. Ateşin kendisi eğer ondan bir şey çıkıyor olmasa, ondan bir şey üretiliyor olmasa benim için hiçbir anlam ifade etmez yada yiyeceğin kendisi ben açlık hissetmesem benim için bir şey ifade etmez. Onunla iletişim kurabildiğim-bağlantı kurabildiğim için, o bendeki bir ihtiyacı giderebildiği için diyorum ki bu rızıktır, bu güzeldir. Kuran da diyor ki, gece ve gündüzün arka arkaya gelmesinde bu bir ayettir, işarettir. Ateşin kendisi bizim için o kadar anlamlı değil, ateşin bizim için önemli olmasının sebebi yakması, ısıtması, pişirmesi, izlediğinde güzel olması… vb. Kuran da Allah “Biz ateşe serin ol dedik ve serin oldu” derken ateşin kendi adına değil yaratıcısı adına hareket ettiği var. Ve buna inanmazsan dur ve düşün tefekkür et: Ateş gerçekten yakabilir mi? Yakmak, yanmak kolay bir işlem mi-süreç mi zannediyorsun? Yanmak-yakmak bir maddeyi alıp tamamen başka bir maddeye dönüştürmek demektir. Ateşin bir maddeyi alıp başka maddeye dönüştürme bilgisi ve bunu düşünecek aklı nasıl olabilir ki? Bu lamba düğmesi ışık yapıyor demek gibidir. Bazen İbrahim (as) ın durumunda olduğu gibi bu her zaman tekrar eden duruma bir müdahale bir değişiklik oluyor çünkü biz bu zaten böyledir deyip onu sorgulamıyoruz, gerçekliğe perde oluşturmuş oluyor. İbrahim (as) kıssasını okuduğumuz zaman nasıl olur da ateş yakmamış olabilir diyoruz ama aslında ateşin yakması gerektiğini nerden çıkarttık ki? Sebeplerin sonucu doğurup doğurmadıyla ilgili bu büyük bir tartışma konusudur. Müslüman alimlerin küçük bir kısmı sebepler sonucu doğurur dedi ama çoğunluğu hayır doğurmaz dediler. Evrende bir düzen oluşunun kendisi o düzeni yaratan-düzenleyenin varolduğuna bir ayettir bir işarettir. Ateş yaktığı zaman da Allah’ın emriyle yakar, serin olduğu zaman da Allah’ın emriyle serin olur. Farkında olmayan gaflet halindeki bakış açısıyla sanki ateş yakıyormuş gibi görünür, sanki elma beni doyuruyormuş gibi görünür, içtiğimiz suya bakalım içtiğimiz zaman bütün hücrelerime gidiyor ve sanki yaptığı her şeyi biliyor gibi davranıyor. Sadece ben değil herhangi bir insan bunu içtiği zamanda aynı şekilde tam olması gerektiği gibi çalışıyor, hücrelere görevini icra ediyor. Her türlü hayvanı düşünelim, onların anatomileri bizlerinkinden farklı ama hepsiyle de aynı şekilde ne yaptığını çok iyi biliyormuş gibi… Onu bitkilere de verebiliyor muyum? Evet. O nasıl bilebilir? Hayvanların, insanların nasıl çalıştığını ve her biri içtiğinde onun vücudunda nasıl icraat yapacağını nerden bilebilir. Eğer su biliyorsa benim susuzluğumu nasıl gidereceğini, ihtiyacımı nasıl karşılayacağını o zaman gidip suya ibadet edelim. Çünkü susuz hayat yok diyelim. Ama ona baktığımızda suyun kendisinin hayatı bile yok. Herhangi bir iddiası yok. Hayatı yok ama bütün hayatlar onun aracılığıyla varlığa geliyorlar. Biz her şeye su ile hayat verdik diyor Kuran da. Diyemeyiz ki ben nerden bileyim ki ben sandım ki su hayat kaynağıdır, su hayat veriyordu diyebileceğimiz hiçbir şey yok- yani suyun öyle bir özelliği yok. Eğer durup düşünecek olursak aslında suyun bütün bunları yapabileceğini düşünemeyiz. Eğer durup düşünecek tefekkür edecek olursak su bize diyor ki, ben hiçbir şey bilmiyorum, ben sadece emir altındayım, ben sadece bir aynayım. Ben sadece ihtiyaçlarımızı karşılayan Rabbin aynasıyım.

2.21.Ey insanlar sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk ediniz. Umulur ki, böylece korunmuş (Allah’ın azabından kendinizi kurtarmış) olursunuz.
2.22.O Rab ki, yeri sizin için bir döşek, göğü de bir tavan yaptı. Gökten su indirerek onunla, size besin olsun diye çeşitli ürünler çıkardı. Artık bunu bile bile Allah’a şirk koşmayın.
Ali Mihr: 2:21 Ey insanlar! Rabbinize kul olun ki O, sizi ve sizden öncekileri yarattı. Umulur ki böylece siz, takva sahibi olursunuz.
2:22 O (Allah) ki; yeryüzünü sizin için döşek ve göğü bina kıldı. Ve gökten su indirdi. Ve böylece onunla mahsullerden sizin için rızık çıkardı. Öyleyse bile bile Allah’a eşler kılmayın (putlar edinmeyin).
Muhammed Esed: 2:21Ey insanlar! Sizi ve sizden önce yaşamış olanları yaratan Rabbinize kulluk edin ki, O'na karşı sorumluluğunuzun bilincine varasınız (O'nun bilinciyle yasayasiniz).
2:22 O ki, yeryüzünü size bir dinlenme yeri, gökyüzünü bir çardak yapmış, gökten su indirmiş ve onunla size rızık olarak meyveler çıkarmıştır: O halde (Bir ve Tek İlah olduğunu) bile bile Allah'a ortaklar koşmayın.

Düşünmeyin ki %80 Allah yaratıyor, %20 de birazcık da yemekler, yağmur, vb. yaratıyor gibi düşünmeyin. Kalp rızkın nereden geldiğini düşünürse sevgisini de ona yöneltir. Yoksa birazda olsa Allah yiyecekleri yaratıyor ama beni de doyuran o yediğim şeyler diye şirk koştuğumuz zaman Allah’tan başkasına da onsuz yapamam demeye başlıyoruz. Ben bunsuz yapamam diye düşünmeye başladığında işte bu şirk olmuş oluyor. Sınırı aşmamızdaki affedilmeyecek tek özellik bu. Neden? Bu Allah’ın beni affetmek istememesinden dolayı değil ama ben O’nun affediciliğinden uzaklaştığım için… Yanlış yönde ilerliyorum. Kendime karşı yapabileceğim en büyük haksızlık zulüm o şeylere takılıp kalıp, perdenin arkasını görememek.

{NOT: cumleler ilk taslak olup da henuz tashih edilmediklerinden dusuk olabilir, sesli kayitta dusuk cumleleri duzeltip aciklamaya calisiyoruz, Ingilizce orijinaliyle de karsilastirma yapilabilir.}
------------------------------------------
Sali derslerinde gecen seneki derslerde altını sıkça çizdiğimiz mana-i harfi bakış açısını yeni bir boyut kazanarak anlamamız açısından bir çalışma yapiyoruz. Bu calisma es iliskilerinden sonra basladigimiz "ahirete iman" konusunu ozumsememize de iA hazirlik ve destek olur. “Allah’a iman” konusunu anlamaya çalıştiğımız "Living in the name of God: Allah’ın Adıyla Bismillah ile Yaşamak" isimli transkripsiyon çalışmasını tamamlamak niyetindeyiz. Bu çalışmada ekteki metnin de yardımı ile, temel olarak, "Yaratan Rabbinin adıyla OKU" mealinde inen ilk Kur’an ayetini nasıl anlayabileceğimizi, bu ayeti yaşamımıza nasıl uygulayabileceğimizi ve "Ikra-OKU” emrinin neyi okumamızı kastettiğini anlamaya çalısiyoruz. Dersler iA Turkce olarak Turkce cevirisi uzerinden yapıliyor ve derslerin hem ses kayıtlarını hem de metnin Türkçe cevirilerini whatsapp grubumuza derslerden sonra yolluyoruz. Orijinal Ingilizce metin: http://pan-cck.blogspot.com/2015/04/living-in-name-of-god.html <<<<Yamina Bouguenaya'nin Virginia'da yaptigi "Living in the Name of God" baslikli sunumunun trankripsiyonu>>>>
ekteki resim Dr Yamina'nin.
------------------------------------------

Licence : CC BY-NC-ND 3.0


Similar Music and Audio

X