Experience YourListen.com completely ad free for only $4 a month. Upgrade your account today!

1.21.2016halaqa

Embed Code (recommended way)
Embed Code (Iframe alternative)
Please login or signup to use this feature.
Tags: dershalaqa

ahirete iman konusu 12. hafta Persembe dersi.
------------------------------------------
NOT: Sali ve Persembe gunleri Turkiye saatiyle aksam 6:30-8:30'ta iA duzenli devam eden derslerimize veya Esma calismamiza canli katilmak icin Carsamba aksam 7:00'den yaklasik 9:30-10'a kadar cocuk/yasli, kadin/erkek vs herkes ha-mim.org/live linkine girebilir.
------------------------------------------
ahirete iman konusu 1. hafta (5Kasim2015) Prs dersinin linki:
http://yourlisten.com/LoudThinking/5kasim2015halaqa
Gecen haftanin (11.hafta) Prs dersinin (14Ocak2016) linki:
http://yourlisten.com/LoudThinking/1142016halaqa
Bir sonraki (konunun 13. haftasi) Prs dersinin (28Ocak2016) linki:
http://yourlisten.com/LoudThinking/1282016halaqa#
------------------------------------------
Calistigimiz metinlerin linki:

http://www.erisale.com/#content.tr.4.281

Gecen 3 haftadir okudugumuz paragrafi :) anlamak uzere konusmaya devam ettik. Bu hafta iA "emanet-i kubra" kavramina vurgu yaparak, her baharda kainatin dirilisinin ve bize verilen yetki ve sorumluluklarin, kainatta yaptigimiz esma okumasiyla ahirete imani tasdikimize ve ahiret bilinciyle yasamimizi sekillendirmemize nasil katkisi olabilecegini konustuk.

Bugun calistigimiz paragrafi buradan da iA takip edebilirsiniz:
http://yourlisten.com/asset/load/1149722 ama yukaridaki erisale linkinde ayrica interaktif bir osmanlica turkce sozluk var, yani mouse'i uzerine getirince kelimenin karsiligi gorunuyor.

Metni anlamak icin diger okuduklarimiz:

Paragrafta gecen <<dağ ve gök ve yer tahammülünden çekindikleri emanet-i kübrâ>> ifadesini anlama cabasiyla bu ayeti anlamaya calistik:

Al-Ahzab (The Confederates) - 33:72
إِنَّا عَرَضْنَا الْأَمَانَةَ عَلَى السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَالْجِبَالِ فَأَبَيْنَ أَن يَحْمِلْنَهَا وَأَشْفَقْنَ مِنْهَا وَحَمَلَهَا الْإِنسَانُ إِنَّهُ كَانَ ظَلُومًا جَهُولًا(33:72)
Verily, We did offer the trust [of reason and volition] to the heavens, and the earth, and the mountains: [87] but they refused to bear it because they were afraid of it. Yet man took it up - [88] for, verily, he has always been prone to be most wicked, most foolish. - 33:72 (Asad) -
Gerçek su ki, biz emanetleri göklere, yere ve daglara sunduk da onlar bunu yüklenmekten kaçindilar ve ondan korkuya kapildilar; onu insan yüklendi. Çünkü o, çok zalim, çok cahildir. - 33:72
Ahmed Hulusi: Muhakkak ki biz o Emaneti (Esmâ şuuruyla yaşamayı), semâlara (benlik bilincine), arza (bedene) ve dağlara (organlara) önerdik de, onu yüklenmekten kaçındılar (Esmâ bileşimleri onu açığa çıkarmaya elvermedi); ve ondan korktular! Onu, İnsan (hilâfeti oluşturan Esmâ mânâlarını açığa çıkarma şuuru) yüklendi! Muhakkak ki o zâlim (hakikatini hakkıyla yaşamakta yetersiz) ve cahildir (sınırsız Esmâ'yı bilmede yetersizdir)!

emanet kavrami:

http://www.sorularlarisale.com/makale/17564/emanet-i_kubra_sadece_ene_midir_ustad_binler_vechinden_biri__olarak_kabul_ediyor_diger_bin_vecih_de_mi_insana_yuklenmis_binler_vecih_neler_olabilir.html

Özet olarak, Cenab-ı Hak insana, kendi isim, sıfat ve şuunatını tanıtmak ve kavratmak için, insanı çok değişik ve geniş hissiyat, cihaz, ölçü ve kıyaslarla donatmıştır. Buna Kur’an’da "emanet-i kübra" denilmiştir. Ene, emanet-i kübra olan insan mahiyetindeki binlerce cihaz ve duygulardan sadece bir tanesidir.

Bunu şöyle anlamak gerekir. Allah'ın gerek kendi hakları ve gerek insanların hakları ile ilgili emirlerinin ve yasaklarının, hükümlerinin yerine getirilmesine Allah'ın emîn'i, inanç memuru olmak demek olan emanetini, yani Allah'ın diğer eşyada olduğu gibi zorlama ile cebren değil, hoşnutluk ve gönülden tercihle yaptırmak istediği serbest fiillerden emrine itaatla halifeliği demek olan görev ve yükümlülüğü o göklere ve yere ve dağlara, yukarıda ve aşağıda o ağır ve büyük varlıkların ve gök cisimlerinin hepsine teklif eyledik de onlar onu yüklenmekten kaçındılar ve çekindiler, gerçi gökler ve yeryüzü, Allah Teâlâ'nın "İsteyerek veya istemeyerek buyruğuma gelin." (Fussilet, 41/11) gibi kainata yönelttiği emirlerini "İsteyerek geldik." (Fussilet, 41/11) diye isteyerek kabul ettiler. Öyle iken başkalarının haklarının yüklenmek mânâsını ifade eden "emanet" kendilerine teklif olunduğu zaman çekindiler ve ondan korktular. Emanet, böyle göklerin ve yeryüzünün ve dağların dayanamayacakları derecede ağır, yerine getirilmesi zor, sorumluluk getiren büyük ve korkunç bir yüktür."
"Burada "teklif" etmeyi ve "yüz çevirme"yi gerçek mânâsı üzere anlayan tefsir bilginleri varsa da, çokları emanetin büyüklüğünü beyan için "temsili istiare" biçiminde bir ifade olduğu kanaatine varmışlardır. Emanet ifa edildiği takdirde sonuçları çok büyük bir keramet olduğu gibi, yerine getirilmediği takdirde de hıyanet ve tazmin etmek cezası ile büyük bir rüsvaylıktır, rezalettir. İnsan ise onu yüklendi, (belâ) dedi, teklifi ve halifeliği kabul etti. O insan çok zalim ve çok cahil bulunuyor. Her ferdi değil, insan cinsi."(1)
(1) BK. Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, Ahzab suresi, 72. ayet tefsiri.

Asad'in 33:72 ayetine dustugu notlar (Turkce'ye cevirerek okuduk):
Note 87 (Quran Ref: 33:72 )
The classical commentators give all kinds of laborious explanations to the term amanah ("trust") occurring in this parable, but the most convincing of them (mentioned in Lane I, 102, with reference to the above verse) are "reason", or "intellect", and "the faculty of volition" - i.e., the ability to choose between two or more possible courses of action or modes of behaviour, and thus between good and evil.

Note 88 (Quran Ref: 33:72 )
Sc., "and then failed to measure up to the moral responsibility arising from the reason and the comparative free will with which he has been endowed" (Zamakhshari. This obviously applies to the human race as such and not necessarily to all of its individuals.

Licence : CC BY-NC-ND 3.0


Similar Music and Audio

X